Hakkımda

19 Mayıs 1984 yılında doğdum. İzmir'de büyüdüm. Bir yerli değil, Dünyalıyım. Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünden mezun oldum. Gazetecilik yüksek lisans eğitimime büyük bir iştahla başladım. 1999 yılından bu yana turizm, hizmet ve havacılık gibi çeşitli sektörlerde çalışıyorum. Çalışmadığım her an bir yere gidiyorum. Gittiğim yerlerde oralı gibi davranmak bu Dünya'da en sevdiğim şey, Teksas'da; kovboy çizmelerimle, Lakers maçında; biramla, Tayland 'ta; bir ara sokak boks maçı izlerken ya da muson yağmurunda şemsiyesiz, yoluma devam ederken, Nepal'de; bir Sherpa gibi sırt çantamı yükseklere taşırken, Bosna'da; bir savaş mağduru, Venedik'te festival yıldızı ve Karaburun'da; balık gibi olmayı seviyorum. Ben gittiğim yerlerde turist değil, oralı gibi olmanın yollarına düşüyorum... Ancak bu şekilde insanoğlunun haritalara çizdiği sınırı, gülerek hiçe sayabiliyorum. Doğanın gücüne hayran bir insanım. O'na uyum sağlamanın yollarını, hobi olarak uyguluyorum. Dağcılık, dalış, snowboard, surf gibi rüzgarı, yükseği, derini ve soğuğu hissettiğim sporlarla uğraşıyorum. Fotoğraf  çekmek benim için hobiden öte bir anlam taşıyor. İnsanın merak dürtüsünün en güzel dışa vurumu olarak görüyorum. İşte bu yüzden bol bol fotoğraf çekiyorum.

Sezen

'Yavaş yavaş çabuk olma' ( Festina Lente) felsefesiyle yaşamayı öğrenmeye çalışıyorum. Kişisel tecrübeden daha kuvvetli hiçbir dogma, öğreti, kavram ve olguya inanmıyorum. Benim tanımıma göre, kaşif, gezgin yada seyyah, hiç bulamayacağını bilse dahi, arayışı hiç bitmeyen, her gün aynı heves ve merak ile yaşamın farklı topraklarda, aynı güneş altında  nasıl yeniden capcanlı devam ettiğine şahit olma isteği ve arzusuna sahip kişilere denir. Bu kişiler için varılacak yer değil, gidilen yol ve bu yoldaki tecrübeler esastır. İşte bu yüzden bir gezgin için yol hiç bitmez... Aslolan yolun kendisidir...

SIK SORULAN SORULAR

"Neden Evinde Otur muyorsun?"

Meraktan :)

"Gezecek vakti nasıl buluyorsun?"

Gezmek için yaşayan ve çalışanlardanım. Seçtiğim işlerimi , kariyer tercihlerimi mümkün oldugunca seyahatlerimi engellemeyecek şekilde ayarlamaya çalıştım. Ya da hayat bu konuda bana hayal ettiklerimi bir şekilde sundu diyebilirim. Mesela 16 yaşımdayken en yakın arkadaşıma doğum günü tebrik kartı yollamışım. (Mektup yazmayı, uzakta gibi hissetmeyi hep çok sevdim) ve bu kartın üzerinde Chiang mai 'de yaşayan Long Neck kabilesinin (hani şu kadınlarının boyunlarına pirinçten halkalar taktığı kabile) en uzun boyunlu kadınının resmi varmış. 25 yaşımda Tayland seyahatimin dönüşünde fotoğrafları yayınladığımda o kadınla yan yana fotografımı gören Arzu, beni arayarak şu an kart postalın içindesin dedi ve o zaman anladım ki ben seyahat konusunda tercihlerimi yıllar önce aklım daha ermezken yapmışım. Kart postalı tamamen unutmuştum. Arzu bana söylediğinde o kart postalı yazarkenki anımı düşündüm ve ne kadar kuvvetli bir hisle orada olmayı istediğimi hatırladım.

"Maddi işleri nasıl çözüyorsun?"

Ev, araba, makyaj malzemesi, yeni yeni pahalı kıyafetler almıyorum ve çok çalışıyorum. Çalışma hayatında beni motive eden tek şey harcadığım enerji ve kazandığım paranın beni nereye götürecegi düşüncesi.

"Tek gezmekten korkmuyor musun?"

En iyi bildiğim özelliğim cesaretim. Bazen ikilemde kalıyorum aslında bu cesaret denilen kavram konusunda, sonucu hesaplayamayacak kadar konu hakkında fikir sahibi olmadığım için mi var bu cesaretim yoksa sonucu göze aldığım için mi? Çoğu zaman en fazla ölürüz şeklinde aklıma gelen kareler, cesaretimi kırmaya yetmiyor ama bazen de, mesela snowboard yapmaya yeni başlamışsınızdır ve gidip 1 numaralı yani en tehlikeli piste çıkarsınız. İşte bu biraz sonuç hakkında pek canlandırma yapamamaktan ileri geliyor. Başıma hiç kötü bir şey gelmedi bu güne kadar. İnsanlar aslında hep birbirine güvenmek istiyor ama birbirimizden korkuyoruz. Hayvanlara ve doğaya yaklaşırken niyetime güvenirim ve doğanın beni duyacağına inanırım. İyi niyetliysen bir karınca dahi seni duyar:)

"En çok ne olsun istersin?"

Bir Gezginin sesli yeni yıl dilekleri... 2014'ün içimde yıllardır olgunlaşmasını beklediğim, çünkü yazmaktan söylemekten emin olamadığım ama içimde bir yerlerde doğru olduguna inandığım tüm dileklerimin gerçekleştiği bir yıl olmasını yürekten isterim... Kapitalizmin çöktüğü, sınırların kalktığı, kaossa eğer beraberinde gelecek olan evet kaosun hakim olduğu, atlarla seyahat ettiğim, teknolojinin her anlamda bitişi ile kayıtların ve kimliklerin silindiği, tüm devletlerde ki parlemento üyelerinin yani siyasilerin birbirlerini boğazlayarak kendi kendilerini yok ettiği, ikinci bir şans ile kaybedecek en değerli seyin birbirimizin sevgisi olduğu ve bu duygunun yok oluşunun en büyük zararı yine bize verdiğini bilen, keşfetmeyi ama yok etmeden, uzlaşmayı ama ezmeden, paylaşmayı ama yürekten bilen doğa kanunlarına güvenen, savaşın anlamını unutmuş, barış içinde tüm evlerin kapılarının açık olduğu, ormanlarda çocukların büyüdüğü, dünyanın yanlızca insan türü için degil tüm canlılar için döndüğünü idrak etmiş, içindeki gücü bilen ama hırsa ve şiddete dönüştürmeyen, inancını içinde yaşayan onu çıkarlarına alet etmeyecek kadar onurlu insanların güle oynaya bu sonsuz zaman diliminde kendine ortalama olarak vadedilen 60-70 yılı kanseri ve açlığı tanımadan, bilmeden yaşamasını diliyorum. Kadının naif varlığını güçsüzlük olarak tanımış tüm erkeklerin ve her fırsatta onu metaya çeviren zihniyetlerin kısırlığı tadarak kendi gibi büyüyecek nesillere kendi kendilerine engel olmasını diliyorum... Ve lütfen artık sırrına akıl sır erdiremediğimiz beynimizin %50 olarak çalışma potansiyeline erişmesini, bilinç aydınlanmasını, 12 sarmallı DNA yı ya da adı her neyse işte o insanlık için yeni yol ayrımını 2014 te şiddetsiz, dirençsiz, kavgasız, gürültüsüz doğal ayrım yoluyla tadalım artık... ve bu sene içinde bir sabah uyandığımızda tüm saçmalıklar, adaletsizlikler, kötülükler yok olmuş olsun... Ve bu yıl hepimize sebepsiz mutlu olma halleri, bol kahkaha, gülmekten kramplar gibi haller getirmesini diliyorum... Çoğu insan için uğursuz gecen bu sene içinde kişisel çabalarım değişime ayak uydurma mücadelelerim, inancım, sahip oldugum kocaman ailem ve canım hayat arkadaşım ile bir yılı aslında bir yolu daha herseye rağmen gülerek kapatmanın gururunu yasıyorum... Bu dünyada herseye rağmen var olmanın dayanılmaz hazzını ve şükran duygularını yepyeni bir yıla daha taşıyorum... Herkese mutlu yıllar... Bu yıl bir dileğim daha olacak kız kardeşim sıla ile çocukken yaptığımız su altında şarkı tahmin etme oyununu yine oynamak istiyorum ;))))

"Gezme Planlanını nasıl yapıyorsun?"

Herşey haritayı önüme koymakla başlar. Sonrası sadece okumak ve yazışmak

Irish gambling website www.cbetting.co.uk Paddy Power super bonus.